Nazım Hikmet, tam adıyla Nazım Hikmet Ran, lakabı "Güzel Yüzlü Şair"dir. (d. 20 Kasım 1901 15 Ocak 1902, Selanik - ö. 3 Haziran 1963, Moskova) Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır. Eserleri birçok ödül almıştır. Ancak Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova'ya gitmiş ve Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır. 1938'de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nazım Hikmet şiiri, Türkiye'de ancak ölümünden iki yıl sonra 1965'te yeniden ortaya çıkmıştır.
Yazar
Mesaj
-burcu-
kuzucuhh
Süper Team
Üyelik Tarihi: 09/05/08
Nerden: İSTANBUL
Mesajlar:209
Rep Puani:1209
Rep Kademesi:
Konu: Geri: NAZIM HİKMET... Salı Haz. 03, 2008 5:10 pm
PİRAYE
Bulutlar geçiyor: haberlerle yüklü, ağır. Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda. Yürek kirpiklerin ucunda uzayıp giden toprak uğurlanır. Benim bağırasım gelir: -"Pîrâye, Pîrâye!.." diye
NAZIM HİKMET
O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ
O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin.
O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: bahçesinde ebruliiiii hanımeli açan ev..
NAZIM HİKMET
CEVİZ AĞACI
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında, budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında, Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril. Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var, Yüz bin elle dokunurum sana, Istanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, Istanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında, Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında
NAZIM HİKMET
Yazar
Mesaj
ßerçiyan
~~forever~~
Administrator
Üyelik Tarihi: 09/05/08
Nerden: Kalbimin derinliklerinden
Mesajlar:1008
Rep Puani:11008
Rep Kademesi:
Konu: Geri: NAZIM HİKMET... Salı Haz. 03, 2008 6:05 pm
otobiyografisini otobiyografi adlı şiirinde yazmıştır..
1902'de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim on dokuzumda moskova komünist üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine moskova tseka-parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir --------------------------------------ben ayrılıkların kimi insan ezbere sayar yıldızların adını --------------------------------------ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini -------------------------------------------------verdiler de otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya
lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de 961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni --------------------------------------sökmedi yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün 52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile aldattım kadınlarımı konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim yalan söyledim başkasını üzmemek için --------ama durup dururken de yalan söylemedim
bindim tirene uçağa otomobile çoğunluk binemiyor operaya gittim ----------çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri ----------camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye ----------ama kahve falına baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır ----------türkiyem'de türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha yakalanmam da şart değil başbakan filân olacağım yok meraklısı da değilim bu işin bir de harbe girmedim sığınaklara da inmedim gece yarıları yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında ama sevdalandım altmışıma yakın sözün kısası yoldaşlar bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da --------------------------------------insanca yaşadım diyebilirim ve daha ne kadar yaşarım -----------------------başımdan neler geçer daha ---------------------------------------------------kim bilir.
--------------------------------------bu otobiyografi 1961 yılı 11 eylülünde --------------------------------------doğu berlin'de yazıldı.
_________________
Yazar
Mesaj
ExeLans
Grafik Uzmanı
10. Kademe
Üyelik Tarihi: 07/10/08
Nerden: Bursa
Mesajlar:422
Rep Puani:1422
Rep Kademesi:
Konu: Geri: NAZIM HİKMET... Salı Ekim 07, 2008 4:46 pm
Nazım Hikmet Önemli Birisi, Unutulmaz İsimler İçinde .